Uçtu Uçtu Martı Uçtu

30 Temmuz 2012 Pazartesi günü arkadaşlarımla kaldığım Fethiye’deki şirin pansiyonumuzdan parmak arası terliklerimle ve plaj çantamla çıkarken aklımda gün bitmeden yamaç paraşütü yapma fikrim yoktu, hayır.

DSCF5412

Uzun zamandır yapmak istediğim bir delilikti kendileri ama o gün sadece yüzmek için Ölüdeniz‘e gidiyordum, fazlası değil fakat hayat garip işte, insan kendini ansızın 2000 metrelik Babadağ’a tırmanırken ve oradan boşluğa koşarken bulabiliyor! 😉

Martı Uçtu. Bu kez gerçekten.

İçerisi İngiliz turist kaynayan minibüsümüz bizi Ölüdeniz sahilinde indirdiğinde plaj boyunca yer alan ofislere uğrayıp yamaç paraşütü için bilgi alıp fiyat soralım, sonra da güzelce güneşlenip yüzelim dedik. İlk gördüğümüz mekana (Easy Riders) giriverdik ve üç gün boyunca da oradan çıkmadık! Amacımız sadece fiyat sorup bilgi almaktı ama sevgili Ozzy tatlı diliyle bizi akşam uçuşu yapmaya ikna ediverdi hemen. Ne olduğunu bile anlamadan adımız sunset uçuşu’na yazıldı!

Uçuş saati gelene kadar da denizde gökyüzünde süzülen paraşütçüleri heyecan ve tedirginlikle izledik. Arada da yükseklik korkusu olan, Dalaman’a gelirken dahi uçakta el ele tutuşmak zorunda kaldığımız, Ben asla yapmam o şeyi, sana da kesinlikle yaptırmam! diyen arkadaşımızı ikna etmeye uğraştık. Nihayet o da ikna oldu sonunda. Zaten en güzeli anında, fazla düşünmeden karar vermek ve uçmak yoksa üzerinden zaman geçtikçe cesareti kırılıyor insanın.

DSCF5413

Yamaç paraşütü 1980li yıllardan bu yana yapılan, bir grup çılgın havacının icat ettiği bir spor türü. Yapmak için bir yaş sınırı ya da koşul yok. Pilotlarla birlikte yapılan uçuşlara tandem deniyor. Ölüdeniz/Babadağ Türkiye’de, hatta dünyada yamaç paraşütü yapmak için en güzel noktalardan biri. Yamaç paraşütü için özel kalkış iniş pisti gerekmiyormuş ve 4000-5000 metre gibi yüksekliklere çıkılabiliyormuş.

Ayağımdaki terliklerle koşmak imkansız olduğundan ofiste bana 42 numara postal giydirdiler. Halim cidden komikti. (En azından siyah şortumla uyumluydular, hehe)

DSCF5408

Dağa tırmanış küçük bir araçla, yaklaşık yarım saatte, kaptan, beş pilot ve biz yolcular (üçümüz ve iki sessiz turist) ile gerçekleşti. Dağa tırmanmak bile heyecanlı. Artık dönüşü olmayan bir yola girdiğinizin de kanıtı. 🙂

Yukarı çıktığımızda hemen ekipmanları üzerimize geçirdiler bile. Kaskımız takıldı. Kemerlerimiz bağlandı. Elbette ben kemerleri milyon kez kontrol ettim ve pilotum Musa’yı da bezdirecek kadar saçma sorular sormadan edemedim:
Sağlam değil mi bu kayışlar, kilitler?
Bu kadar mı bağlayacağız, başka yok mu?
Bunlarla nasıl koşacağım?
Sanki fazla mı gevşek bu dizimdekiler?
Askı düşüyor böyle, normal mi?

Zavallı pilotlar, günde kim bilir kaç kez bu hem istekli hem de tedirgin insanlarla uğraşmak zorunda kalıyorlar!

GOPR6458

Hazırlıklar tamamlanınca solumdan Melek ve Özlem’in güzelce koşup göğe süzüldüklerini gördüm. Daha da çok heyecanlandım. Boşluğa koşmak çok ama çok acayip bir duygu. Bir o kadar da saçma geliyor kulağa! Önünüzde eğimli bir parkur var, sonrasında biraz çakıl taşları var ve aşağısı boşluk! Sizden o alanı koşmanız, koşarken de kesinlikle oturmamanız, pilotunuz ne derse onu yapmanız isteniyor!

GOPR6485
Paragliding

Pilotum koş dediğinde var gücümle koşmaya başladım, parkur sonunda havalanmamıza az kala ise dur ikazı aldım. Havalanamadan durduk ve paraşüt aşağı indi. Ne olduğunu tam olarak anlayamadığım bir takım rüzgar içerikli sebepler yüzünden uçmaktan vazgeçmişiz, uçabilirmişiz ama risk almaya gerek yokmuş. Öyle dedi Musa. Ve böylece ikinci kez denemek üzere geri gittik. Musa rahat tabi de Martı’yı görün bir de siz. Aklımdan binlerce düşünce geçiyor. Acaba uçmamam mı gerek? Bu bir işaret mi? Neden uçamadık? Sorun mu var? Ben mi yanlış bir şey yaptım? Musa, sabah uçsak da olur, bak, kasmaya gerek yok! 

GOPR6466
Martı Uçtu Babadağ Fethiye Ölüdeniz

Tabi Musa beni iplemedi yine. Bana yüzyıl gibi gelen bir kaç dakikadan sonra yine koşmaya başladık ve bu kez ne olduğunu bile anlamadan havada süzülmeye başladık bile. Sonrası çok eğlenceli geçti. Havada muhabbet, fotoğraf ve video çekimi, manzarayı izleme..

İnerken biraz midem bulandı ve soğuk terler döktüm ama iniş de çok zevkli idi ve kalkıştan daha kolay oldu.

GOPR6461
Martı Uçtu Fethiye Ölüdeniz

Doğrudan plajın üst kısmına, ofis önüne, insanların arasına indik. İnerken de komutları dinlemek, pilot kalk deyince kalkmak ve yere basmak gerekiyor. Pilotumuz, tanrımız. O ne derse o! 🙂

GOPR6486

İndiğimde Melek’i çimenlerde yatarken, pilotunu da başında su şişesiyle beklerken gördüm! Özlem gayet adrenalin yüklü yine yapalım, hep yapalım modunda gülücükler saçıyordu. Ben de midem biraz bulanmış ve hafif sersemlemiş halde, soğuk terler içinde Yes, I did it! modundaydım.

GOPR6463
Martı Uçtu

Nitekim çok eğlenceli bir gündü. İnanılmaz bir macera. Biraz cesaret ve güvenle ömrümün en heyecanlı ve eğlenceli zamanlarından birine imza atmış oldum yine. Elbette riskleri ve tehlikeleri var ama hayatın hangi alanında tehlike yok ki? Kaldı ki Ölüdeniz’e kadar gelmişken, bu muhteşem manzarayı değerlendirmemek çok ayıp olurdu!

GOPR6449

Sıradaki aktivite ne olsun, skydiving mi yoksa bungee jumping mi? 😉

Easy Riders’ta Charlie ve Melekleri 😉

 

Gezgin Martı

Filipinler’de Çılgın Bir Ada: Bohol

Tropikal Güzellik Bohol Hayat ilginç. Biz insanlar da öyle. Bir anda, hiç...
Devamını Oku

2 Yorum

  • Ahahhha adım geçti geldim.Çok güzeldi pek güzeldi demek isterdim ama yukarıda akrobatik hareketler yapmayacak bir pilot bulursa herkes yapsın🤣

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir