Stonhenge’e Konan Martı

29. doğum günümden tam bir gün önce Stonhenge‘e ayak bastığımda, arkeolog olmaya özenen ilk gençliğimi ve eski yapıların, binaların içinde dolaşıp, taşın toprağın bolca olduğu yerde oynamaktan çok keyif alan çocukluğumu da yanıma almıştım.

Stonhenge

Bu buluşma yeni değildi, yıllar önce de hep birlikte Kahire’ye, o muhteşem piramitleri görmeye gitmiştik ve üstümüze anında siniveren aslında insanoğlu okyanusta yalnızca bir su damlası hissi öylesine güçlüydü ki, bir süreliğine gerçekten oraya gitmiş olduğumuzun farkına varamamış, şaşkın gözlerle göğe uzanan o devasa yapıları izlemiştik uzunca. Harika bir deneyimdi. Ve o gün karar verildi, bir sonraki hedef: Stonhenge!

DSC_8980

Puslu, serin ama aydınlık bir İngiltere temmuz sabahı beni yıllar sonra hedefime ulaştırmak için hazırlanırken heyecanlıydım. Yine devasa taşlar görecektim, yine bilinmeyenin, gizemin ve eski mi eski yaşanmışlıkların izinde yürüyecektim. Yine kendi kendime teoriler üretecek, o mekanın enerjisini hissetmeye çalışacak, orayı hem zihnime hem de kamerama kişisel sonsuzluğumda yankılanmak üzere keyifle kaydedecektim.

Yalnız da değildim üstelik. Hem çılgınlıkları, gizemi ve macerayı en az benim kadar seven yol arkadaşım İlkim benleydi, hem de kalkıp dünyanın her bir kıtasından Londra’ya gelmiş bir otobüs dolusu farklı insan. Victoria Coach Station’dan Stonhenge’e uzanan yolda sevimli rehberimiz Mary bize İngiltere tarihi ve Stonhenge ile ilgili bilgiler vermeyi ihmal etmedi.

Asılı Taşlar

Stonhenge, Salisbury bölgesinde yer alan, bir çember şeklinde dizilmiş ve eski İngilizce’deki Stanhen (Hanging stones / asılı taşlar) kelimesinden türediğine inanılan gizemli yapıya verilen isim. İnşasının Cilalı Taş Devri’ne kadar uzandığı bilinen bu dev taşların neden ve nasıl oraya yerleştirildiği, ne için kullanıldığı hala büyük bir muamma. Eski rahiplerin burayı dinsel törenler için kullanıyor oldukları teorisi en akla yatkın yanıtlardan biri.

Oops, arkada bir şey var!
Oops, arkada bir şey var!

Ayrıca güneş-uzay gözlem evi ya da güneş saati olarak kullanılmış olabileceği, hatta UFO’ların iniş yaptığı yer olabileceği teorisi dahil olmak üzere birbirinden farklı fikirler mevcut. Arkeologlar ise son araştırma ve bulgulara dayanarak buranın İngiltere’nın en büyük mezarlığı olduğunu ve günümüzden beş bin yıl öncesinden itibaren mezarlık olarak kullanıldığını söylüyorlar.

Gökbilimci Sir Fred Hoyle ise işaret taşlarının dış halka etrafında hareket ettirilmesiyle Stonehenge’in tutulmaların önceden tahmin etmek amacıyla kullanılabileceğini ispatlamıştır.*

Stonhenge on yedisi halen ayakta olan otuz taştan oluşan bir çember. Çemberi bölen ve yapının girişinden geçen eksen gün doğumuna (21 Haziran) doğru konumlandırılmış. Komşu İrlanda’da, aynı dönemlerde inşa edilen Newgrange anıtı ise kış dönencesindeki gün doğumuna (21 Aralık) yöneltilmiş olarak onu selamlıyor. Eski çağlardaki bizlerin astronomi bilgisi ve şamanlığa dair ve becerileri beni her zaman büyülemiştir.

Asılı taşlar gerçekten çok güzeller. Bütün gizemi ve ihtişamlarıyla gelen ziyaretçileri selamlayıp onlara bir çırpıda yaşamı, kendilerini, eskiye dair bildikleri şeyleri sorgulatıyorlar sessizce. Taşların etrafında gezmek, o düzlükte, yeşilliğin içinde doğayla iç içe olmak gerçekten eğlenceli ve huzur verici. Taşları çevreleyen hattı aşıp da çemberin içine girememek ve taşlara dokunamamaksa çok büyük bir hayal kırıklığı.

Yirmi küsür yıl öncesine kadar her gün herkese açık olan bu kültürel miras ile ziyaretçilerinin arasına turistlerin taşlara zarar vermesi sebebiyle (taşları oyanlar, parça koparmaya çalışanlar, üzerlerine çıkmaya çalışanlar olmuş) günümüzde yirmi metrelik bir mesafe konmuş. Yılın belirli dönemlerinde, özellikle ekinoks zamanlarında bir derneğe bağlı ya da gruba üye kişiler özel izin alarak ve ziyaret saatleri dışında çemberin içine kontrollü olarak girebiliyorlarmış. Bunu öğrenen ilk gençliğim arkeolog olsaydın girmiştin diye fısıldadı kulağıma acıyla. Onu yatıştırıp anın tadını çıkarmayı seçtim.

DSC_8981

Stonhenge’e gitmek için dilerseniz bizim yaptığımız gibi Londra’dan ya da Oxford’tan kalkan turlara katılabilirsiniz ya da Salisbury’ye gidip oradan otobüs veya trenleri kullanarak bölgeye ulaşabilirsiniz. Salisbury’ye gitmek içinse Londra’da Waterloo tren istasyonuna gidip bilet almanız yeterli olacaktır.
28. yaşımın son gününü insanlık tarihinin bilinen en eski yapıları içinde geçirmekten oldukça hoşnut bir şekilde, başka bir yazının konusu olacak Bath’a gitmek üzere otobüse binerken içimdekilere döndüm bir kez daha.

Bir sonraki oyun alanımız neresi? diye sordu çocukluğum.

Bakarız, dedim.

*Vikipedia’dan aldığım bilgi.

Gezgin Martı

New York New York

Yaratıcılık ve sanat sınır tanımıyor. Moda fotoğrafçısı ve grafik tasarımcısı olanJamie Beck...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir