Kırkikindi Yağmurları

Kırkikindi Yağmurları

En büyük hayalim bir kitabımın çıkmasıydı. Çocukluğumdan beri.

Ama meslek olarak yazarlık hayali sonradan gelişti. Ben küçükken astronot, ressam, polis, sinemacı, müzisyen, dağcı ve öğretmen olmak istiyordum. Hangisini seçeceğime bir türlü karar veremiyordum. Hepsini bir anda olmak istiyordum. Sonra hayat beni öğretmen olmaya sürükledi. Ama diğer alanlarla da bağımı hiç koparmadı.

Senelerden bir gün yine okulda çok sıkılmışken öğretmenler odasında “Of ya, yeter, keşke astronot olsaydım!” diye söylenmiş, iş arkadaşlarımı güldürmüştüm. Oysa latife etmiyordum. On dakika sonra müdür beni odasına çağırdı ve “Özlem hocam, bilim şenliği varmış, çocukları bir götürür müsün izlemeye?” dedi. Ve ben çocuklarla beraber kocaman bir çadırın içine girip “Nasıl Astronot Olunur?” isimli 3D belgeseli/animasyonu izledim. Neyse. Anlatmak istediğim evrenin karşıma sürekli böyle entersan ve beni çok mutlu olan işaretler/mesajlar çıkarması değil, bugünün konusu hayatın beni eninde sonunda bir yazar yapmış olması gerçeği!

2017 sonbaharında Naylon Sözler piyasaya çıktığında dünyanın en mutlu insanı bendim. İçinde 17 yaşından bu yana yazdığım, sevdiğim, çocuğum gibi büyüttüğüm ve o zamandan bu yana tek kelimesini dahi değiştirmediğim şiirler vardı. Yayıncım Halil Gökhan Yiğitler, Türkiye’de şiir kitaplarının çok okunmadığını, çok satmadığını ama benim şiirlerimi gerçekten çok beğendiğini söylemişti. Buruk gülümsemiştim. Ben yine de bu kitabın çıkmasını istiyordum. Çok satmadı, evet, ama çok güzel geri dönüşler aldım. Mutlu oldum.

Sanıyordum ki sonsuza dek hep şiirlerle devam edeceğim. Sonra bir baktım bazı karakterler girmiş hayatıma, hiç yoktan, beni yaz deyip duruyorlar. Siz de nereden çıktınız, dedim, kelimelerle arama girip beni meşgul etmeyin. Dinlemediler. Otobüste, evde, derste, bankada, her yerde kulağıma fısıldadılar, zihnime üşüştüler ve ben bir anda sayfalarca öykü yazmaya başladım. Ve ortaya Kırkikindi Yağmuları çıkıverdi. Aynı ismi gibi; ansızın, büyük bir gürültüyle, ruhumu ferahlatırcasına. Yine Kafekültür Yayıncılık‘tan.

Öyküler bir bütün olarak gelmedi bana hiçbir zaman. Bir cümleyle geldi, veya ufak bir fikirle. Bazen bir saatte yazdım onları, bazense o ilk cümleyi yazıp üzerinde üç ay bekledim, sonra yazdım. Bazıları ise başka başka zamanlarda yazıldılar. Bazılarının olay örgüsü bambaşka yere kaydı, hiç planlamadığım yerlere vardı. Bazen mutlu bitsin istedim hikaye ama bitmedi, bazense inadına gülünç oldu. Sanki ben değil de karakterlerim yazdırdı bana öykülerimi, öyle hissediyorum şimdi bütüne baktığımda ve bu his çok hoşuma gidiyor!

Umarım Kırkikindi Yağmurları okurlarını bulur. Umarım sizin de zihninizde nefesini yitiren akademisyen yer eder, onun derdine ortak olursunuz. Umarım Nilgün Marmara ile keyifli vakit geçirir, Nermin doktoru Marmara sularında yad eder, Agnesa’ya hayırlı yolculuklar dilersiniz. Umarım siz de öykülerde kendinizden bir şeyler bulur, kelimelerin arasını okuyup farklı anlamlar çıkarmayı benim gibi huy edinirsiniz.

Kırkikindi Yağmurları 40 yaşıma 3 kala, 15 Temmuz 2020 tarihinde piyasaya çıkıyor.

Öykülerimin dünyasına hepiniz davetlisiniz.

Nerede bulabiliriz?

Kırkikindi Yağmurları’nı aşağıdaki adreslerden temin edebilirsiniz:

Babil.com

Kitapyurdu.com

Kitapkoala.com

Bkmkitap.com

Sözcükitabevi

Odakitap

Kitapsahaf

İstanbul kitapçısı

Kitapsepeti

İdealkitap

Halk kitabevi

Amazon.com.tr

Kitap365

Garantikitap

Atlaskitap

Kitap sihirbazı

 

Gezgin Martı

Yolculuğu tez bitirmeye kalkma sakın; varsın yıllarca sürsün, daha iyi.

Karozas’ın bestelediği Konstantin Kavafis şiirini George Dalaras seslendiriyor. Bize de hüzün ve...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir