Kelle Kulesi

1833, Sırbistan’ın Niş kenti..

Kelle Kulesi Sırbistan Niş

Dönemin ünlü şairlerinden Alphonse de Lamartine‘in dikkatini kent girişinde bir yükselti çekiyor. Baştan ne olduğunu anlayamıyor, sonra da gördükleri karşısında dehşete kapılıyor. 1850’de yayımlanan ve seyahat anılarını yazdığı kitapta gördüğü şeyi ve şaşkınlığını şöyle ifade edecektir:

Ova ortasında yükselen büyük bir kule gördüm, Parian mermeri kadar beyazdı. Gözlerimi anıta diktiğimde mermer ya da beyaz taştan inşa edilmesi gereken duvarların insan kafataslarından oluştuğunu fark ettim. Yağmur ve güneş tarafından ağartılan ve biraz kum ve kireçle kaplanan bu kafatasları, şimdi beni güneşin sıcağından koruyan zafer kemerini oluşturuyordu. Gözlerim ve yüreğim kendi topraklarında bağımsızlık için kelleleri alınmış bu insanları karşıladı. Sırplar yaşatsın bu anıtı! Zira evlatlarına bağımsızlığın önemini anlatan ve atalarının bu uğurda yaptıklarını gösteren daha iyi bir anıt olamaz.

Skull Tower Kelle Kulesi

Fransız şairin bahsettiği bağımsızlığın önemini anlamak için 1809 yılında gerçekleşen Çegar muharebesine gitmemiz gerekiyor.

Muharebe sırasında bir grup Sırp ayaklanır. Karşılarında Osmanlı askerlerini ve Sadrazam Hurşit Paşa‘yı bulurlar. Ayaklanma başarısızlıkla sonuçlanınca Sırpların lideri Stevan Sindeliç teslim olup ölmektense yakınlardaki bir barut variline ateş eder ve kendisi dahil orada bulunan herkesin ölümüne sebep olur.

Stevan Sindeliç’in kellesi

Hurşit Paşa da ölen askerlerin kafataslarını toplayarak bir kule inşa edilmesini emreder.

O dönemlerde bu kelle kuleler (skull towers) Osmanlı’nın düşmanlarına göz dağı vermek için hali hazırda uyguladığı yöntemlerden biriymiş.

Kelle Kulesi Niş

Niş’teki kelle kulesinin 3 metre uzunluğunda olduğu ve bine yakın kafatasından oluştuğu söyleniyor.

Osmanlı 1878’de Niş’ten çekilince, kule Sırpların kontrolüne geçmiş ve bir çatı altına alınmış. Daha sonra da 1892’de etrafına bir şapel inşa edilmiş.

Kelle Kulesi Skull Tower Niş Sırbistan

Bugün bu şapel ve içindeki kule kalıntıları ziyaret edilebiliyor. Sırplar buraya kulağa kelle kule gibi gelen Çele Kula diyorlar.

Kelle Kulesi Niş Sırbistan

Ben ve arkadaşlarım Niş’te yalnızca bu kuleyi ziyaret ettik. Şapele giderken solda küçük bir bilet gişesi var. Oradaki görevli bileti bize sattıktan sonra şapele gelip kısaca yukarıda anlattıklarımı söyledi. İngilizce’si çok iyi değildi, bizle de fazla iletişime geçmedi. Görev misali anlatacaklarını anlatıp bizle beraber ayrıldı müzeden. Biz de Türkiye’den geldiğimizi söylemedik ama şahsen ben içim ürpererek ve biraz da mahcubiyet duygusuyla dinledim kadının anlattıklarını.

Kelle Kulesi Skull Tower Nis

1937’de kule restorasyon geçirmiş ve Stevan Sindeliç’in kafatası büst olarak mekana yerleştirilmiş.

Kelle Kulesi

Peki nereden biliyoruz bu kafatasının Sindeliç’e ait olduğunu, diye soruyor bizi gezdiren görevli biz sormadan. Sonra yine yanıt beklemeden cevabı kendisi veriyor: Çünkü Osmanlılar öldürdükleri liderin kellesini her zaman görünen en yüksek noktaya asarlardı. Sindeliç’in de kafatası işte böyle bir konumda olduğundan tespit edilebilmiş.

Niş’e yolu düşenler skull tower’ı es geçmesin.

Gezgin Martı

İyi İnsanların ve Güzel Atların Ülkesi Kapadokya

Masal Diyarı Kapadokya Anton Çehov, İyi İnsanlar isimli hikayesinde, bir gazetede edebiyat eleştirisi...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir