Interrail Çılgınlıkları

Bir Bilet Al

İlk kez ne zaman ve nereden interrail kelimesini duydum, anımsamıyorum fakat interralin nasıl bir şey olduğunu öğrendiğimden beri yıllarca hayalini kurduğumu ve bir gün gerçek olabilmesi için pek çok kez dilek dilediğimi çok iyi anımsıyorum.

Bir bilet alıp sırt çantasıyla yollara çıkmak ve o hep görmek istediğim Avrupa şehirlerini o çok sevdiğim trenlere binerek dolaşma fikri nasıl aklımı çeldiyse artık, bir de baktım yaşım 30 olmuş ve ben Interrail hayalimi gerçekleştirmişim, hem de hızımı alamayıp tam üç kez interrail yapmışım!

Patras'da bir cafede sabahlamaca
Patras’da bir cafede sabahlamaca

Elbette ki ilkler unutulmuyor. İlk interrailimi 2007 yazının temmuz ayında gerçekleştirmiş, 22 gün boyunca tek başıma o şehir senin bu şehir benim dolaşmıştım.

İsveç, Hawaii ve Sicilya yerlileri Paris'te buluşursa
İsveç, Hawaii ve Sicilya yerlileri Paris’te buluşursa

Roma’daki üç günlük hostel meceram dışında da hep Couchsurfing kullanarak konaklamış, yeri geldiğinde tren istasyonlarında ve parklarda yatmıştım. Dünyanın en çılgın, en güzel insanlarıyla tanışmış, şahane yerel lezzetler tatmış, müthiş dostluklar kurmuştum. Hala o günlerin fotoğraflarına bakıp iç geçiririm. İnsan güzel anılarına ağlar mı? Benim bazen göz yaşı dökmüşlüğüm bile olur o anılarımı yeniden hatırlarken.

Gemide gezi günlükleri yazarken
Gemide interrail günlükleri yazarken

Interrail Videoları

Aşağıda ilk interrail maceramın ilk bölümünün videosu var. Yunanistan ve İtalya macerası. Trende tanıştığım ve dokuz gün boyunca beraber seyahat ettiğim insanlar, Roma’daki çeşmelere girip para toplamaca, sarhoş bir adamın fotoğrafını çekmeye çalışırken kafamı direğe vurup bir kaç gün kırmızı ve şiş bir alınla gezmem, Pantheon’da acapella şarkı söyleme denemeleri, 22 saatlik Adriyatik yolculuğu, Adriyatik’i aşacak olan gemiyi yakalamak için 45 derece sıcakta sırtımda ve ellerimde bir sürü yükle gemiyi yakalamak için koşmam(!), sokak sanatçılarıyla sohbetler, 24. yaşıma Venedik’te girmem, doğum günümde bir grup İtalya’nın bana şarkılar söylemesi, Yunanistan’da bir adada, Türkiye’den mübadil Rum teyzelerle Candan Erçetin şarkıları söyleyerek yemekler yapmamız, Düsseldorf’ta sabahın köründe ıssız sokaklarda neredeyse kaybolmam, vb. vb..

İkinci bölümde ise Fransa, Hollanda, Belçika ve İtalya’daki inanılmaz maceralarım.. İsveçli, Sicilyalı, Kanadalı ve Hawaili Couchsurferlar ile aynı evde bir hafta kalmamız, benim onlara Türk kahvaltısı hazırlamam ve dolma yapmam, Paris sokaklarında treasure hunting oynarken kaybolmamız, ev sahibimizin sarhoş olup yolu kaybetmesi, sokaklarda şarkı söylememiz, dünyanın farklı ülkelerinden Paris Rendez-Vous için bir araya gelmiş 50 insanla bir hafta boyunca aktiviteler peşinde koşmam, Eyfel Kulesi altında piknik, ilk kez gördüğüm şahane müzelerin heyecanı.. Daha neler neler..

İlk interrail maceramın üzerinden neredeyse 10 yıl geçti ve biz, aynı evde bir hafta müthiş eğlenerek yaşayan garip topluluk, 10. yılımızda yeninden bir araya gelmeye karar verdik. Umarım bunu gerçekleştirebiliriz.

2007 yazında, interrail ile yollara düştüğümde Facebook hesabım yoktu. Whatsapp, Twitter, Instagram, Foursquare falan da yoktu o zamanlar çünkü akıllı telefonlar da yoktu. İyi ki de öyleymiş. Gittiğim şehirlerde internet cafe arar, bulur, Couchsurfing üyeleri ile öyle yazışırdım. Arkadaşlarıma e-mail yazmış ve kartpostallar atmıştım. (Hala kartpostal atarım) Ailemi sokaktaki ahizeli telefonlardan aramış, öyle haberleşmiştim. Tourist info’lardan haritalar almış ve onlarla yolumu bulmuştum. İnanın, hayat daha somut ve elle tutulur şeylerden oluşuyorken, insanın zihni ve algıları çok daha berrak oluyor!

İkinci interrailimi bir yıl sonra, 2008 yazında yaptım. İlki kadar heyecanlı olmadı maalesef. Görmediğim farklı yerleri görmenin dışında (Pompei, Napoli, Viyana) çok sevdiğim şehirlere de yeniden uğradım. Yine güzel insanlarla tanıştım.

Üçüncü maceram 2011 yazında oldu. Almanya-Fransa-Hollanda ekseninde dolaştım, bir kaç arkadaş ve akraba ziyareti yaptım.

Her seferinde hep o ilk gezimin tadını aradım, maalesef ki bulamadım.

Eğer aklında şüpheler varsa, hiç durma çık yola sevgili genç gezgin! Plan yap ama o plana fazla uyamayacaksın, bunu bil. Paran çok olmasa da önemli değil, iletişim becerilerin yerinde olsun, yeter. Hayal kur, vizyonunu genişlet, gerçek muhabbetlerin içine gir.

Bir bilet al.

Etiketler
Gezgin Martı

Tayland, İyi İnsanların Ülkesi

Taylandlıların yerel dillerinde kısaca Krung Thep dediği ve anlamı Melekler Şehri olan, orijinal...
Devamını Oku

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir