Halloween Cadılar Bayramı

Benim büyük dedem bir vampirmiş!

Edirne Kent Ormanında bir Martı, foto: Esin Evrim Ekin

Doğru, vampirmiş. Veya bir kurt adam. Ya da bir zombi. Kimse tam olarak 21. yüz yılın başlarında Trakya’nın Ömerbey köyünde neler yaşandığını tam olarak bilmiyor ama bu Bulgaristan göçmeni, siyah fötr şapkalı ve karanlık bakışlı Kara Kazım, annemin dedesiymiş ve annemin hatırladığına göre inatçı mı inatçı, şahsına münhasır, biraz değişik bir adammış.

Annemin çocukluk anıları diyor ki, Kara Kazım her sonbaharda evde mutlaka kabaklı bir şeyler pişmesini istermiş; kabak çorbası, kabak böreği, kabak tatlısı.. Ekim, Kasım, Aralık aylarında ev balkabağı kokularıyla dolup taşarmış.

31 Ekim 2016 Edirne, sokakta bulduğum bir bal kabağı ile aşk yaşarken

Bir de Kazım dedenin bocuk gecesinde doğduğu söyleniyor!

Bocuk gecesi, Keşan’a bağlı Çamlıca köyünde yüz yıllardır kutlanan eski bir Balkan geleneği. Tarihi orta çağa kadar uzanıyor.

Bocuk gecesinde insanlar çeşitli kostümler ve ürkütücü makyajlarla sokağa çıkıp komşularına gidip birlikte yemek yiyorlar. Evlerde mutlaka kabak ve akıtma pişiyor. Akıtma, Trakya bölgesine özgü bir çeşit krep. Enfestir.

Gençler, çarşaflara bürünerek komşularını ‘Bocuk geliyor’ diye korkutuyorlar. Bu gece, Bocuk diye adlandırılan bir varlığın beyazlar içinde insan görünümünde gezdiğine inanılıyor.

Yani aslında Bocuk, Trakya’nın Haloween Cadılar Bayramı eğlencesi.

İşte benim büyük dedem böyle bir gecede doğmuş ve rivayet odur ki bocuk gecesinde doğan çocukların gözleri dolunay zamanlarında kıpkırmızı olurmuş. Ve bebekler kırkları çıkana kadar geceleri köpek ruhu taşırlar, güneş doğarken bebek ruhlarına geri dönerlermiş!

Kara Kazım dede ve anneannem Ayşe, 1940lar

Çocukluğumdan beri vampirlere, kurt adamlara, zombilere, karanlık her tür imgeye ilgi duyarım. En sevdiğim bayram Halloween, en sevdiğim müzik klibi Michael Jackson’ın Thriller klibidir! Sanırım Kara Kazım dedenin genlerini aileden bir tek ben devralmışım! Ne mutlu!

Kahramanım Michael Jackson, Amsterdam Madame Taussaud Müzesi, 2008

Peki nedir bu Halloween Cadılar Bayramı efsanesi, gelin biraz okuyalım.

31 Ekim gecesinde (artık Ekim ayının son haftasına dönüşen bir festival havasında) kutlanan Cadılar Bayramı’nın kökleri Pagan kültürüne dayanmakta. Paganlar, ekim ayının sonunda hasat zamanının bitmesini ve kışın başlaması kutlarlarmış.

Kelime anlamı tüm kutsalların akşamı anlamına gelen Halloween, ilk önceleri İngiltere, İskoçya ve İrlanda’da kutlanmaya başlanmış. Kelt halkı 31 Ekim tarihini hasat bayramının bittiği gün olarak kutlarken, yüzyıllar sonra Hristiyanlar bugünü kutsal azizleri ve din adına hayatını kaybeden şehitleri anmak için kutlamaya başlamışlar.

İskoçya’da Galler halkı da yine bu tarihi hasatın bitişi ve uzun kış gecelerinin başlangıcı olarak kutlamayı uygun görmüş. Samhain dedikleri bu ritüel gecesinde mumlar yakar ve ölmüş akrabalarını anarlarmış. Samhain gününde yaşayanlar ve ölüler arasındaki bağın güçlendiği, ölen kişilerle bağlantı kurmanın mümkün olduğu düşünülürmüş. Ziyarette bulunacağı düşünülen ölüler için şölen sofraları kurulur, içkiler servis edilirmiş.

Thriller etkinliği, Ekim 2010, Forum AVM

Pagan kültürünün devamında Halloween, Hristiyanların elinde şekil değiştirerek, siyah kıyafetler içinde sokaklarda dolaşıp ziller çalan ve halkı Hristiyanlığa davet eden misyonerlere ait bir ritüele dönüşmüş. Misyonerler kapı kapı dolaşıp insanların ölmüş ruhlar için dua etmelerini isterlermiş.

Thrill the World, Istanbul Forum AVM, 2010

Keltler’den ve Paganlardan yadigar Halloween gecesi de işte böyle yüz yıllar boyunca evrilerek bugünün eğlenceli Cadılar Bayramı festivaline dönüşmüş.

Evde anne yiyen bir zombi, Halloween 2015

Artık ölülerle yaşayanların ruhlarının bir arada yemek yemesi için ziller takıp sokaklarda dolaşmamıza veya hasatın bitişini kutlamamıza gerek yok, çünkü New Age dediğimiz kişisel gelişim çağında bizi ölüp giden sevdiklerimize yakınlaştıran türlü türlü başka oyunlarımız var. Hasatı da kutlayamıyoruz zira tarım yapmayı neredeyse unutmak üzereyiz!

Yine de Hristiyanların pek çoğu ve dünyanın başka başka yerlerinde, başka başka inanışlardan insanlar hala 31 Ekim akşamında bir araya gelip kostüm partileri düzenliyorlar ve bu garip, esrarengiz zamanı kutlama bahanesiyle keyifli vakit geçiriyorlar.

Halloween 2016, Istanbul

Bu yazıyı okuyan sevgili Gezgin Martı okuru, umarım sen de Müslüman Halloween kutlamaz yaa!  safsatısını zihninde aşıp hayattan keyif almaya çoktan niyet etmişsindir. Zira insanlık tarihinde kutlanan tüm bayramlar en nihayetinde tüm insanlara ve insanlığa aittir. Benim gözümde Bram Stoker ve Mevlana Celalettin Rumi kardeştir.  Dracula, İmriülkays ile öte alemlerde sohbettedir! İnsan kardeşiyle çoktur, kuvvetlidir.  

Kara Kazım dede, köyde, ölüm döşeğindeyken tüm çocuklarını ve torunlarını başucuna çağırmış. Annemler de gitmişler. Her birine meyvalar, yemişler vermiş. Annemin payına da kırmızı bir elma düşmüş.

Masal (hayat) bu ya, annem 20. yüz yılın sonlarına doğru bir gün babamı görmüş, ve görür görmez bu benim rüyamda gördüğüm adam, onunla evleneceğim demiş. Ve zombi-vampir ruhlu, kara ay Lilith‘i Kova burcunda bir Gezgin Martı gelmiş dünyaya.

Halloween 2017

O gün bugündür nerede bir gizem, büyü, nerede Dolunaylar, gün batımları, nerede Şamanlar, Martı orada! Cadı ruhların, kapıları çalan ölü zaman gezginlerinin, bocukların, hasatın, Yin ve Yang’ın peşinde.

Umuyorum ki siz de bu akşam (ve aslında ne zaman isterseniz) özlediklerinizin ruhlarıyla buluşun. Başınıza gökten sayısız elma düşsün. Hepsini alın, kabul edin. Giyinin, süslenin, dışarı çıkın, eğlenin. Kapınızı çalanlara da buyur eyleyin.

Çünkü her olayı hayır bil, hеr gеcеyi kadir bil, hеr gеlеni hızır bil der Rumi.

Cadılar Bayramı kutlu olsun.

 

 

 

 

Gezgin Martı

New York New York

Yaratıcılık ve sanat sınır tanımıyor. Moda fotoğrafçısı ve grafik tasarımcısı olanJamie Beck...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir