Günübirlik Yunanistan: Komşu Komşu Huu

Sınırlar Arasında Gezgincilik Oyunu

Çocukken evcilik, komşuculuk oynamayan yoktur, değil mi? Hani hepimiz bir anda büyüyüverir, kocaman insanlar olurduk da birbirimizin malikanelerine çay, kahve içmeye gider, yetişkinler gibi muhabbet etmeye çabalardık. Ah ne komikti halimiz ama ne çok da eğlenirdik!

Komşuculuk oynayan bazı küçükler büyüyünce gerçekten hızlı bir şekilde ev bark ve komşu sahibi olup birbirlerine gün gezmelerine gitmeye başladılar. Belki malikaneleri olamadı ama o hayallerindeki oturma grupları ve kahve fincanları gerçek oldu. Bazılarıysa gezgin sıfatıyla uzun-uzak yollara düşmeyi tercih ettiler, bazen de kısa zamanda, kısa mesafeler kat ederek sınırlar arasında komşuculuk oynamaya başladılar. İşbu yazının yazarı da okuru da ikinci gruba ait büyümeyen çocuklardır.

Nasıl komşuculuk oynayabiliriz peki?

Edirne’den Yunanistan’a geçmek, eğer hali hazırda vizeniz varsa, çok kolay. Pasaportunuzu alıp sınıra ister arabayla, ister bisikletle, otobüs ya da minibüsle, otostopla ya da yürüyerek gidiyorsunuz. Ben şahsen bisiklet hariç hepsini denedim, her yol gayet güzel işliyor.

Sınıra ulaşmak için İpsala’ya ya da Edirne merkeze gelmeniz gerekiyor. Edirne merkezden kalkan Karaağaç minibüsleri sınır kapısına, Pazarkule‘ye kadar götürüyor. Merkezden gümrük kapısı yaklaşık 5 km.

Orada pasaport kontrolünden sonra sessiz sakin, ıssız bir yoldan geçerek (kısa bir mesafe) Yunanistan gümrük kontrolüne ulaşıyorsunuz; Karaağaç’tan sonraki ilk Yunan toprağı burası, minik yerleşim yeri Kastanies. Bu Pazarkule-Kastanies arasındaki mesafeyi ister yürüyerek (ki bence en ilginci ve zevklisi bu yöntem) isterseniz de araçla veya bisikletle geçebilirsiniz. Bizimkiler oraya Çörekköy diyorlar. Minik dediğime bakmayın, bir kaç güzel cafe ve restoranı, ayrıca büyük bir kütüphanesi ve meydana şu an yapılmakta olan bir amfi tiyatrosu var!

“Arda boylarına ben kendim gittim”

Ve her yaz Ardas isimli müzik festivali düzenleniyor burada. Arda Nehri kıyısında, çimenlere uzanarak Yunan müzikleri dinleyip suvlaki yemek eğlenceli olabiliyor. Arda’nın suları kışın yüksek ve ürkütücü ama yazın su seviyesi azaldığından belirli bir bölgeden karşı kıyıya yürüyerek dahi geçebiliyorsunuz. Karşı kıyıdan geri dönerken de ünlü Yunan filozofu Heraclitus‘in dedikodusunu yapmadan duramıyorsunuz: Her şey akar, hiçbir şey kalıcı değildir. O yüzden aynı nehre iki kez girmek mümkün değildir. Çünkü nehre bir kez daha girdiğimde hem ben hem de dere değişmiştir!

Ardas Fest
Ardas Fest

Zamanımız bol, Kastanies bize yetmez diyorsanız meydandan kalkan otobüse binip (bu yazı itibarıyla) 1.80 Euro ödeyerek Spartacus’ün de final bölümünde haritada gösterdiği minik yerleşim yeri Orestiada‘ya ulaşabilirsiniz. Aracınız varsa 10 dakikada ordasınız. Türkçe bilen Yunanların sayısının hiç de az olmadığı bu şehrin nüfusu 20,000 civarında ama cafe, restoran ve bar sayısı bizim 150,000 nüfuslu şehirlerimizden daha fazla!

Türko kafe mi yoksa Elliniko kafe mi? Asırların sorusu!

Orestiada’da dışarıdaki cafelerde oturup Frappe içebilirsiniz. (Geleneksel, soğuk Yunan kahvesi) Venezia isimli bir de şahane dondurmacısı var ki adı gibi gerçekten İtalyan dondurması kültürünü yansıtıyorlar. Dükkan sahibi kadın öyle şeker ki.. Türkçe, Yunanca, İngilizce, Almanca.. Kendisiyle her şekilde anlaşmak mümkün. Gece de isterseniz meydanda oturun isterseniz de soluğu tavernada alın, size kalmış. Dönmek isterseniz otobüs saatlerini kontrol etmeniz gerek zira Kastanies’e dönüş otobüsleri fazla geçe kalmıyor.

IMG_5350

Orestiada’dan Alexandropolis‘ye (Dedeağaç) ya da Dimetoka‘ya da geçebilirsiniz. Günübirlik Yunanistan gezilerinizde eğer aracınız yoksa bu biraz zor olabilir ama iki gününüz varsa rahatlıkla gezinizi bu şekilde planlayabilirsiniz. Dedeağaç, bizim Enez’in karşı kıyısı. İsterseniz orada denize de girebilirsiniz.

Heraclitus Amca'ya sevgilerle...
Heraclitus Amca’ya sevgilerle…

Şımarıklıklar ve Gümrük
Sınır şehrinde yaşamanın avantajı arada sırada böyle komşuya geçebilmek oluyor. Bir kahve içmeye ya da Lidl’a (Orestiada çıkışında) peynir-şarap almaya gidebiliyoruz! Gönül ister ki vize saçmalığı, gümrükler falan olmasın, kimse bize soru sormasın, rahat rahat gidip gelelim. Ama maalesef siyaset, ekonomi, zihniyet ve daha pek çok şey buna engel. Yine de elimizdekilerin en iyisiyle yetinmesini öğreniyoruz zamanla.

yuv Bir keresinde Sofya’ya Madonna konserine gitmiştim. Yunanistan’dan aldığım Shengen vizem vardı. Kapıkule’deki polis bana o vizeyle Bulgaristan’a girebileceğimi ama başka ülkeden çıkış yapmam gerektiğini söylemişti. Ben de ertesi gün, konserden sonra Bulgaristan-Yunanistan sınırına gidip, oradan Yunanistan-Türkiye sınırına gelmiş, nihayetinde Edirne’ye, evime dönebilmiş ama tüm bunları bir kaç saat içinde yapabilmişti. Aynı günde, bir kaç saat içinde 3 ülke.. Sınırların garipliği, anlamsızlığı.. Aynı topraklar, aynı insanlar, aynı kültür ama karmaşa diz boyu…

Dönüş

Eğer kendi aracınızla gitmediyseniz, Kastanies’e otobüsle ulaştıktan sonra yapacağınız en güzel şey ya otostop çekmek ya da yürümek olacak. Karaağaç’tan şehir merkezine minibüsler var.

Günübirlik Yunanistan gezinizi tamamladınız, şimdi Yunanistan’dan getirdiğiniz kahveyi pişirme ve dinlenme vaktiniz. İsterseniz kapı karşı komşunuza geçin, belki onun da kahvesi bitmiştir, kim bilir? Kahvenizi birlikte yudumlayıp laflar, çocukluk anılarınızı anlatırsınız karşılıklı. Ne güzel olur.

 

Etiketler
,
Gezgin Martı

Gezen Tohumlar: Gezdiler, Gördüler, Döndüler.

“Geri döndüğümüz yer aynı olsa da biz artık aynı kişiler değiliz sanırım”...
Devamını Oku

2 Yorum

  • “Edirne’den Yunanistan’a geçmek, eğer hali hazırda vizeniz varsa, çok kolay. ”

    Bunu gerçekten söylemiş olmana inanamıyorum. Seni nasıl gümrükten geçirmişler ona hiç inanamıyorum. Yunanistana vizen varsa geçmek çok kolay nedir bacım bi açıklasana 😀 Yani vize aldığın ülkeye girip çıkabilirsin vizesiz ülkeye giremezsin bu net yani. Sen daha çok ne çeşit vizeler var, vize nasıl alınır, günlük girip çıkılması için ne gerekiyor, gibi bi açıklama yapsaydın daha güzel olmaz mıydı ? Bize ne daha önce aldığın vizeden bize ne bi biiskletle girip çıkmamandan bize ne 5 çayından kahvenden.

    • İlahi, güldürdünüz! Zorla mı okutuyoruz, takip ettiriyoruz yahu? 5 çayımı okumak istemiyorsanız bakmayın, dahası yorum da yapmayın. Burasının nasıl bir blog olduğunu bile anlamamışsınız. Ha bir de madem çok biliyorsunuz, o zaman siz blog yazın da ne tür vizeler var görsün o zaman insanlar. 🙂 Te Allahım diyeyim bir Trakyalı edasıyla buna da mana bulmazsanız eğer. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir