Gökyüzünde Asılı Duran Kent Meteora

“Bre bizi aşağı indirin!”

Sıcak bir ekim günü. Ata topraklarında, Yunanistan‘dayım. Selanik, Trikala, Kalambaka derken kendimi Meteora isimli bu garip yerde buluyorum.

Meteora Gezgin Martı

Yunanca havada asılı duran anlamına gelen ve meteoroloji kelimesine de selam çakan devasa kayaların üzerindeki manastırları görmek için nasıl da sıcak bir gün seçmişiz! Gelin görün ki depremlerin birbirinden ayırdığı, suların ve rüzgarların aşındırdığı bu sert kayalıklar UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. El mahkum yani, gezip göreceğiz, başka şansımız yok!

Meteora Yunanistan

Meteora, 14. ve 16. yüz yıl arasında, 24 manastırıyla keşişlerin buluşma ve ibadet etme yeri olmadan çok çok önce, yaklaşık 50 bin yıl evvel insan oğlunun yerleşim yeri olmaya başlamış aslında. Buzul çağını yaşayan insanların dondurucu rüzgarların etkisini azaltmak için inşa ettikleri taş duvarın bölgedeki ilk insan eliyle yapılmış yapı olduğu tahmin ediliyor.

Meteora Kalambaka

11. yüz yıldan itibaren keşişler Meteora bölgesini kendilerine mesken bellemişler. 24 manastır ise 14. yüz yılda, Osmanlı’nın fetihlerinden kaçan keşişler tarafından güvenli bir şekilde saklanmak ve saldırılara izin vermemek amacıyla kurulmuş. Manastırlardan yalnızca 6 tanesi günümüze kadar ulaşmış.

Meteora

Bunlar Büyük Meteora Manastırı (ki içine girenlerin hacı sayıldığı rivayet ediliyor), Varlaam, Roussanou, Holy Trinity, Aziz Nikolaos Anapapsas ve Aziz Stephen manastırları.

Manastırların hepsi ziyarete açık değil, izin verilenlere girmek de kolay değil. Bir defa o göğe uzanan merdivenleri çıkmak gerekiyor. Çıkınca da manastır girişinde sizi sert bir görevli bekliyor. Erkekseniz uzun pantolon giyip giymediğinize, kadınsanız bölgeye alınıp alınamayacağınıza (Bazı yerlere kadınların girişi dahi yasak!) ve diz altında etek giyip giymediğinize bakıyor!

Meteora Yunanistan

Diyorum ki, amcacığım, ne diz altı eteği Allahsen? 21. yüz yıldayız, buzul çağı geçti, Osmanlı akınları bitti, gezginiz biz, ne eteği, ne dekoltesi? Hem bak üzerimde Walking Dead tişörtü var. Etek giysem ne olacak?

Tabi yemiyor görevli, hemen girişteki sepeti gösteriyor. İçinde uzun uzun, rengarenk etekler var sepetin. Alıp geçiriveriyorum bir tanesini hemen üzerime. Kırmızı elbette, Trakyalı olduğum belli olsun diye!

Meteora’da The Walking Dead esintileri: Zombiyim, zombisin, zombiyiz.

Böylece dünyanın en garip oluşumlu coğrafyalarının birinde, The Walking Dead tişörtüm ve etek olmaya özenen devasa kırmızı kumaş parçamla selfie çekiyorum. Hayat işte, ilginç.

Meteora

Kayalıklara çıkan ve manastıra ilk giren kadın ise Romanya kraliçesi Marie olmuş. Benden daha usturuplu giyindiğine eminim. O zamana dek kalın halatlarla, iplerle ve zenbillerle manastırlara bin bir güçlükle erişen keşişler ve ziyaretçiler o kraliçenin 1921 yılındaki ziyaretinden sonra daha rahat etmişler zira bu ziyareti kolaylaştırmak için taşları oyarak merdivenler inşa edilmiş ve bağlantı köprüleri kurulmuş.

Kırmızıyı severler etsiz yemek yemezler – Meteora

Ünlü seyyah Evliya Çelebi buraya da gelmiş elbette. Gezgin Dergisi’nde 2013-Ekim sayısında yer alan Meteora yazısından Çelebi ile ilgili bölümü, Önder Kaya’nın anlatımını paylaşmak istiyorum burada:

Osmanlı kaynakları içinde Meteora hakkında en ilgi çekici bilgileri verenlerin başında Evliya Çelebi gelir. Çelebimiz bölgeye yaptığı ziyareti sırasında manastırların olduğu mevkiye de gitmiş, hatta adını vermediği bir manastıra yukarıdan sarkıtılan zembil vasıtasıyla da çıkmıştır. Çelebimiz’in anlatımına göre manastırların yer aldığı Kalambaka, 600 haneli bir köydür. Çelebi, geceyi burada geçirdikten sonra köydeki papazlarla konuşarak Meteora’ya çıkmak istediğini dile getirmiş ve bu talebi kabul görmüştür. Ertesi gün on kadar silahlı arkadaşı ile Meteora’ya giden Çelebi, bir manastırdan sarkıtılan zembile binerek ve yarım saatte yukarıya çıkarak buradaki yaşamı da tetkik etme fırsatı yakalamıştır. Müellifimiz yukarı çıkış macerası ile ilgili olarak bir de hoş anekdot anlatır.

Çelebimizin manastır ziyaretinde yanındaki kişilerin fazla olması sebebiyle zembil, ziyaretçileri ancak iki sefer sonrasında yukarıya çeker. Hatta zembile ikinci seferde binenlerden bazıları “Bre bizi aşağıya indirin” diye bağırıp ağlaşmaya başlarlar. Ancak keşişler bu feryatlara aldırış etmeden aşağıdakileri yukarı çekerler. Bunun üzerine zembilden inenlerden biri “Benim bir daha o torba sepet ile aşağı inme ihtimalim yoktur. Burada papaz olup, yarınki gün göğe yükselip Mesih İsa Nebi’ye varıp onunla arkadaş olurum” demek suretiyle bir latife yapmıştır.

İyi uçuşlar?

Çok şükür bugün manastırlara ulaşmak için zembillere, halatlara ihtiyacımız yok ama merdivenler olmasaydı da eski sistem devam etseydi çıkmaya çalışır mıydım? Bence kesinlikle çalışırdım!

Meteora Ulaşım ve Yapılacak Şeyler

Bölgeye ulaşmak aslında zor değil. Atina’dan ve Selanik’ten Trikala ve Larissa şehirlerine otobüsler gidiyor. Bu noktalardan Kalampaka otobüsüne binmek gerekli. Yine Atina’dan veya Selanik’ten trenle ulaşım imkanı var. Trenler benim için her zaman tercih sebebi.

Kalampaka’dan Meteora’ya çıkan otobüsler var ya da taksi ayarlanabiliyor.

Meteora’ya gitmişken aslında oralarda bir kaç gün kalmak iyi olabilir. Hemen yanındaki Kastraki isimli (küçük kale anlamında) minik köyde konaklama seçenekleri mevcut. Böylece bölgeyi hem gün doğumunda hem de gün batımında deneyimleme, bol bol fotoğraf çekme ve Yunanistan mutfağından daha da çok faydalanma imkanınız olur. Şu sitede yapılacak tüm aktiviteler şahane fotoğraflar ve videolar eşliğinde sıralanmış.

Meteora Manastır Müzesi – Platon

Meteora deyince bazılarının aklına Linkin Park albümü gelebilir. Ama bölgenin atmosferini bu müzikle tanımlamanın imkanı yok. Geleneksel Yunan müziklerinin yanında belki bir kuple Sigur Ros. Zira İzlanda’nın büyülü coğrafyası ile Meteora’nın büyüsü bence birbirine kardeş gibi benziyor.

Bir yerde okumuştum, Meteora’da her bir kayanın bir ismi varmış. Hristiyan Ortodoksları bile Şamanizm’in güzelliğinden kaçamıyor işte.

Kayalıklara tırmanıp yorulduğumuz bir günün sonunda güzel bir Yunan menüsünü midemize indirdikten sonra (Yunan salatası, kolokithakia, kalamar, patates, balık) Meteora’dan ayrıldık.

The Walking Dead tişörtüm terden sırılsıklam oldu. Bir dahakine sisli-puslu, hafif serin bir mevsimde gelmek lazım diyorum kendime ve daha fazla zaman geçirmek.. Çünkü ben tam bir şehir romantiğiyim; sevdiğim yerlere sürekli gidesim geliyor.

20 keşiş (monk) ve 4 rahibe ise hala orada yaşamaya, sabah dörtte uyanıp üç saat dua edip günlük işleri yapmaya devam ediyorlar; gökyüzünde asılı, inançlarının izinde. Saygı duyuyorum.

 

Gezgin Martı

Besame Mucho: Bir Şarkı Kader Gibi Peşimde

Bir şarkı benle dünyayı dolaşıyor! Bazı şeyler vardır ki peşinizi bırakmaz, nereye...
Devamını Oku

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir