Gezginlerin Duymaktan Sıkıldığı 10 Cümle

Gezmek tozmak, geri dönmek güzel de bir de şunları duymasak da delirmesek! Buyrun; gezginlerin duymaktan sıkıldığı 10 cümle. 

1- Oooo, hep gezmelerde tozmalardasın, sende para çok galiba.

Bunu söyleyen arkadaşa Spider Man olup uçasım gelir. Kendisi muhtemelen benim gibi sırt çantalı gezginleri gittiği yerlerde lüks otellerde kalan, her güzel restorana girip çıkan, dönerken de bavul bavul alışverişini yapan paralı turistler ile karıştırmaktadır.

Turist olmakta yanlış bir şey yok tabi, saygımız sonsuz, gayet eğlenceli bir şey turist Ömerlik halleri lakin biz gezginler sırtımızda minik bir çanta, cebimizde kültürel gezimize yetecek kadar parayla o bankta bu köşede, şu parkta bu Couchsurfer’ın evinde kalıp dağ, tepe, dere, taş demeden şehirleri yürüyerek dolaşıyoruz. Bir günde maillerimize bakmayabiliriz ama uçak kampanyalarını mutlaka kontrol ederiz. O sebeptendir ki biz çok yer gezeriz, az zamanda büyük işlerle cebelleşiriz.

2- (Couchsurfing’e atfen) Nasıl güveniyorsun, nasıl yabancılarda kalıyorsun?

Bu sorunun tam olarak bir cevabı yok diyorum soranlara. Siz nasıl cevaplardınız? (Yanıtınızda hayata bakış açınız gizli olabilir, aman dikkat) İnsanlara güvenmek 101isimli bir ders olsa keşke ama yok. İçgüdülerinize, hislerinize bakmanız gerekiyor bazen. (Çekim yasası, melekler, spiritüel şeyler, ağaçlara sarılmak, sen neysen karşındaki de o felsefesi falan işte, tipik Martı hareketleri..)

3- Tek başına nasıl geziyorsun?

Tek başına gezmeyi seviyorum. Yalnız gezmek çok eğlencelidir. Yeni insanlar tanımanın en güzel yoludur.  Bilinmeyendir. Özgürlüğün saf, katıksız halidir. Tavsiyedir.

4- Ama yurt dışında Türk mutfağını özler, aç kalır insan azizim. Onlarda bizim yemekler nerdeeee.

Azizim, her ülkenin kültürü başka, dolayısıyla yemekleri de başkadır, iyi ki de öyledir. Kötü de olsa, lezzetsiz de olsa yenir. Amaç zaten başka deneyimler elde etmek. Denemeden sevip sevmediğimize nasıl karar vereceğiz, nasıl hakkında konuşacağız sonra?

Yoksa ben de biliyorum Paris‘te kruvasan yerine  gidip bir Türk lokantasında misler gibi lahmacun yemeyi, değil mi?

5- Pasaport nasıl alınıyor, senin pasaport yeşil mi? (değil), vizeye gerek var mı, vize için ne lazım, nereye başvuracağım? Uçak bileti nasıl alırım, nereden alırım? Uçakta türbülans oluyor mu? Sigorta da mı lazım, nereden yaptıracağım?

Gezgin: 

6- E gelirken bize de bir şeyler getirirsin artık.

Gezgin: 

7- Dışarıda et yememek lazım, domuz vardır.

Yine çok sık duyduğum ve en çok eğlendiğim cümlelerden biri. Soru olarak da karşınıza çıkabilir. Sanırsınız ki bütün dünya Türkler’e domuz eti yedirmek için sıraya girmiş. Gizli gizli, sinsice domuz eti yediriyorlar bize her yerde ve bundan büyük zevk duyuyorlar. Bu nasıl bir paranoyadır?

Menüye bakarsınız, yemek istemiyorsanız domuz etli şeyleri ısmarlamazsınız, menü yoksa sorarsınız, olur biter.

8- Anlaşması zor olmuyor mu yabancılarla?

Cem Yılmaz’dan gelsin.

9- Tabi bekarsın, gezersin. Evlenip çoluk çocuğa karış da görelim. (Bilinç altı: Ah bir boşanayım, ilk gezinde yanındayım, yer aç!)

Bunu diyen arkadaşlara da Batman olup uçasım var.

Mısır’da iki yaşındaki çocuklarıyla gezen bir Türk aile ile tanışmıştım. Çocuklarını Piramitler’in önüne koyup fotoğrafını çektiler. Yabancılardan bahsetmiyorum bile farkındaysanız, onların böyle ön yargıları ve beyim izin vermez durumları yok zira.

Ve bunu sona sakladım

10- Çok okuyan mı bilir çok gezen mi? :p

İkisi de sevgili Gezgin Martı okuru. Gezerken okuyan.

Gezgin Martı

Sırtçantalılar için Londra Rehberi

Londra’dan sıkılan hayattan da sıkılmıştır! Vakti zamanında Samuel Johnson demiş ki; Londra’dan...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir