Gezen Tohumlar: Gezdiler, Gördüler, Döndüler.

“Geri döndüğümüz yer aynı olsa da biz artık aynı kişiler değiliz sanırım”

2
Gezen Tohumlar Holi: Pushkar, Hindistan

Gezen Tohumlar‘ı anımsıyor musunuz? Hani şu karavanla dünyayı dolaşmaya karar verip yola çıkan ve yolu Edirne’ye, benim balkonuma düşen ve çok güzel bir söyleşi yaptığımız çift; Ebru ve Sezgin.

Zaman su gibi aktı ve Gezen Tohumlar Türkiye’de 6 ay, yurt dışında ise 12 ay geçirdikten sonra yeniden İstanbul’daki hayatlarına döndüler.

Ben de kendileriyle görüştüğüm ilk fırsatta bir detektif gibi yakalarına yapışıverdim. Neler yapmışlar, nereleri gezmişler, neler öğrenmişler bileyim istedim. Verdikleri yanıtlar şahane, edindikleri deneyimler de öyle. Siz de bilin ve bu güzel insanlardan ilham alın istedim.

Merhaba Gezen Tohumlar. Memlekete hoş geldiniz. Sizinle en son 2 yıl önce, Edirne’de bir bahar akşamında görüşmüştük. Yola çıkmaya hazırlanıyordunuz. O zamandan bu yana hayatınızda neler değişti?

Sezgin: Öncelikle, artık gerçek olmuş bir hayalimiz var. Şu anda neredeyse her şey yolculuktan önceki gibi. Dünya yuvarlak, dönüp dolaşıp aynı yere geldik. Şimdi de başka bir yolculuk için hazırlanıyoruz. O kadar aynı.

Yolculuğa önce Türkiye’den başladınız. Nereleri gezdiniz, sizi en çok etkileyen şeyler ne oldu?

karaa

Sezgin: Trakya’yı, kıyı Ege’yi, Akdeniz’i ve İç Anadolu’yu dolaştık. Genellikle kentler yerine kırsaldaydık. Karavan’ın rahatlığıyla muhteşem yerlerde kamp yaptık ve ekolojik çiftlikleri ziyaret ettik. Dört tane toprak ev inşaatında çalıştık ve bu süreçte aldığım Permakültür Tasarım Kursu beni derinden etkiledi.

Ebru: Kapadokya muhteşemdi. O kadar güzeldi ki, Pancarlık Vadisi’nde yürüyüş yaparken hem kendimizi hem de karavanımızı kaybettik.

Yolculuğunuz toplamda ne kadar sürdü?

Sezgin: Türkiye’de 6 ay, yurt dışında da 12 ay geçirdik.

Kaç ülke ve şehir gezdiniz?

Sezgin: Türkiye dışında 12 ülke gezdik, şehirleri saymadık.

Karavanını Satan Gezgin

Bir noktada karavanınızı bıraktınız ve yola karavansız devam ettiniz. Ne oldu şirin aracınıza?

Ebru: Türkiye’den ayrılmadan hemen önce karavanımızı sattık. Karavanını Satan Gezgin diye de bir yazı yazdık. Üstüne Murtaza’yı satın alan kişi aracı özellikle atık yağla çalıştığı için aldığını söyledi. Bu yüzden içimiz rahat. Ama Asya’da gezerken onu çok özledim. Huysuz ama iyi bir yol arkadaşıydı ve bir evdi.

yeniköy

Sizi en çok etkileyen ülke hangisi oldu?

Sezgin: Hindistan. Aslında Moğolistan’ın doğasından da etkilendim ama Hindistan bambaşka bir gezegen gibiydi.

Gezen Tohumlar – Varkala, Hindistan

Ebru: Hindistan bize çok karmaşık ama güçlü duygular yaşattı. En çok özlediğimiz yer orası bu yüzden. Ama yolculuğumuzun tamamı çok etkileyiciydi. Gün içinde birçok kez gözümün önüne sahneler geliyor şimdi. Hiçbir günün bir diğeriyle aynı olmamasından dolayı hepsi birbirinden özel.

Sizi en çok etkileyen şehir hangisi oldu?

Sezgin: Ben şehirlerden pek etkilenmiyorum ama Varanasi çarpıcıydı. Geçiş önceliğinin ineklerde olduğu, motorlu taşıt olmayan daracık sokaklarda yürürken soluduğumuz havaya karışmış olan insan külleri… Yaşamak için olmasa da ölmek için harika bir yer.

Hedeflerinizi gerçekleştirdiniz mi?

Nepal Sınır Kapısı: Kakarbhitta, Nepal
Nepal Sınır Kapısı: Kakarbhitta, Nepal

Sezgin: Türkiye için evet, yurt dışı için pek değil. Daha çok ekolojik yaşam alanı görmek isterdik ancak gönüllülük için birçok yerde bütçemizin üstünde para istedikleri için yapamadık. Ama kişisel hedefim yolda olmaktı, onu hakkıyla gerçekleştirdim.

Ebru: Ek olarak, ben sürekli yolda olacağımız bir yaşam becerisi de edinebilmeyi ummuştum ilerleyen zamanlarda. Uzun bir yolculuk olduysa da sürdürülebilirliği sağlayamadık. Yeniden İstanbul’da olmak ve eski işime dönmem bazen beni çok yoruyor, hayal kırıklığı gibi, ama şimdi yeniden güç topladığımız bir süreçteyiz ve bu sanırım uzun yolculuklarda zaman zaman gerekli oluyor.

Yolculuk ve yolda olmak size ne öğretti?

Sezgin: Otostopçu’nun Galaksi Rehberi’nin kapağında yazan şeyi: “Don’t Panic”

Ebru: Halen tam olarak uygulayamasam da anda kalmanın önemini.

Uzun süreli seyahatlerin avantajları ve dezavantajları neler?

Adam's Peak, Sri Lanka
Adam’s Peak, Sri Lanka

Sezgin: En büyük avantajı uzun süreli olması. Hiçbir yere yetişmek zorunda olmamak, plansız dolaşabilmek harika. Sadece biraz yorucu olabiliyor ve “ev” artık çok uzakta oluyor.

Çift olarak gezmenin avantajları ve dezavantajları neler? Yolda hiç ayrı ayrı takıldığınız zamanlar oldu mu?

Sezgin: İnsanın bir yoldaşı olması, ne olursa olsun yalnız olmadığını bilmesi çok güzel. Sadece zorluklar için değil, hayatınızda sadece bir kez yaşayabileceğiniz muhteşem bir deneyimi başkasıyla paylaşmak da harika.

Hampi, Hindistan
Hampi, Hindistan

Yolculuk hayattan ayrı bir şey değil bence. Anlık kararlar toplamından oluşuyor. Yapılacak şeye ve gidilecek yere dair tek başına karar vermek daha kolay olabilir ama riski ve sorumluluğu paylaşmak da var.

Gezen Tohumlar ile yolları kesişenler
Gezen Tohumlar ile yolları kesişenler

Gün içinde farklı şeyler yaptığımız oldu ama beraber uyumadığımız bir gece bile olmadı. (Vipassana hariç).

Ebru: Sezgin’in dediklerinin hepsine katılıyorum. Bu yüzden bazen acaba yalnız olsam neyi seçerdim ya da ne yaşardım gibi düşüncelere kapılmama rağmen onunla olmaktan vazgeçmedim. Ama sanırım yalnız seyahat ettiğinde insan daha çok değişiyor çünkü iki kişi olmanın verdiği konfor alanından çıkıyorsun.

Konargöçer Gezen Tohumlar

Geri dönmek, yeniden yerleşik hayata geçmek nasıl bir his?

Sezgin: Asıl yolculuk geri dönüştür der Ursula LeGuin. Geri döndüğümde farkına vardım yoldayken anlamadığım birçok şeyin. Geri döndüğümüz yer aynı olsa da biz artık aynı kişiler değiliz sanırım. O yüzden ilk soruya verdiğim cevap tam olarak doğru olmayabilir.

Yerleşik denemeyelim, geçici yerleşik diyelim. Konargöçer olmak çok güzel çünkü.

Yoldayken en çok neleri özlediniz?

Sezgin: Özellikle Güneydoğu Asya’da ekmek, simit ve çay.

Hampi, Hindistan

Ebru: Güneydoğu Asya yemek açısından bizim için oldukça zordu. Karnımızı bir şekilde doyursak bile tatmin olmuyormuşuz ki Türkiye’ye erken dönüp “Lezzet turu” yapmayı düşünecek kadar gözümüz dönmüştü bir ara. Mevsimsel nedenlerle Rusya’ya gitmeye karar verdiğimizde, midemiz için de doğru bir karar verdiğimizi bilmiyorduk.

Yola çıkmadan önce, yolculuk sonunda sürdürülebilir yaşam konusunda eğitim vermeyi istediğinizi söylemiştiniz, bunu gerçekleştirebildiniz mi?

Ebru: Eğitim vermek değil de sunum yapmayı düşünüyorduk ama henüz fırsatını bulamadık.

Gezip gördüğünüz yerlerde sürdürülebilir yaşam açısından en başarılı yerler nereleriydi?

Sezgin: Bunlardan biri Sadhana Forest olabilir. (Sadhana: Sankritçe “ruhani yolculuk” . Su, ağaç ve insan… Sadhana Forest’ın temelinde yer alan ve onu yaşatan üç öğe. Aviram ve Yorit tarafından, 13 yıl önce, erozyona uğramış çorak bir alanın yeniden ağaçlandırılması için başlatılmış bir proje Sadhana Forest. Şimdi ise her yıl ziyaret eden binlerce gönüllüyle beraber yaşayan bir topluluk. Hindistan’ın güneybatısında, Auroville’in birkaç kilometre yakınında bulunan Sadhana Forest’a, Sadhana Forest’ın diktiği ve yaşattığı ağaçların arasından geçen orman yolundan ulaşılıyor.*)

Gezen Tohumlar Sadhana Forest’ta

Döndüğümüzde ekolojik yaşam hakkındaki konuşmalarda en çok oradan örnek verdiğimizi fark ettik. Sadece ağaçlandırmaya odaklandıkları için kendi gıdalarını kendileri üretmeseler de ilkelerine çok bağlılardı. Sıfır Atık ilkesi çok önemli bence.

Auroville nasıldı, hayal ettiğiniz gibi miydi?

Sezgin: Pek değil, biraz hayal kırıklığına uğradık. İçeride para kullanılmadığını okumuştuk ama her şey parayla ve büyük ölçekli olduğu için biraz bürokratik. Pek içimiz ısınmadı açıkçası.

Ebru: Oldukça ilginç bir proje ama hedefleri büyük ve katılım kuralları çok katı. Sanırım bu yüzden yaklaşık 40 yıllık bir proje olmasına rağmen henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil.

Yolculuğunuzda insanlar Gezen Tohumlar’a destek oldular mı? Neler hissettiniz?

Sezgin: Tanıdığımız, tanımadığımız birçok kişi destek oldu. Hem yolda karşılaştığımız hem de internet üzerinden yardım eden herkese minnettarız.

Colombo, Sri Lanka

Yolculuk öncesi ve sırasında bağış yapanlar, yazılarımızı okuyanlar, fotoğraflarımıza yorum yapanlar, bizi evinde ağırlayanlar, otostop çekerken arabasına alanlar, adres tarif edenler, şehri gezdirenler, hastaneye götürenler, yüzü gülenler… İyi insanlar var ve her yerdeler.

hindistan

Yeniden böyle bir yolculuğa çıkar mısınız? Gezen Tohumlar bir sonraki sefer nerelere gidecek?

Sezgin: Evet. Belki de başka türlü bir yolculuk ama çıkacağız. Ben Afrika’yı gezmek istiyorum aslında, bisikletle. Birlikte de Güney Amerika hayalimiz var. Bakalım yol nereye götürecek…

*Gezen Tohumlar blogundan alıntıdır.

 

Gezgin Martı

Dünyanın Bütün Kitapçıları, Birleşin!

Çok Okuyan Çok Gezen Mutlu Gezgin Hani şu ünlü çok okuyan çok...
Devamını Oku

2 Yorum

  • Harika bir söyleşi… İnsanın sevdiğiyle böyle maceralar, heyecanlar yaşaması inanılmaz olsa gerek. Darısı bizim başımıza. 😉

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir