Dünyanın Bütün Kitapçıları, Birleşin!

Çok Okuyan mı Çok Gezen mi?

Hani şu ünlü çok okuyan çok gezen sorunsalı vardır ya, hep sorarlar, çok okuyan mı bilir yoksa çok gezen mi? Bütün kutuplaştıran şeyler gibi bu sorudan da haz etmem ve hep şöyle cevap veririm: Gezerken okuyan!

İnsanın değişik, garip huyları olması ne güzel.

Plovdiv’de bir kitapçıda Orhan Pamuk ve Elif Şafak

Düştüğüm yakın ve/ya uzun-uzak yollarda uğradığım şehirlerin ağaçlarına sarılıyorum. Belki alış veriş merkezlerinden bir şeyler al(a)mıyorum ama mutlaka bir kırtasiyeye uğrayıp büyük bir zevkle kurşun kalem, tükenmez kalem, defter ve ayraç alıyorum. Bitmek tükenmek bilmeyen bir kırtasiye açlığım var.

IMG_5347

Buz dolabımı magnetlerle, minik çantamı da defterlerle dolduruyorum.

Lizbon'un güzel kitapçısı Bertrand
Lizbon’un güzel kitapçısı Bertrand

Mutlaka yaptığım şeylerden biri de kitapçıları dolaşmak oluyor. Bir ülkenin, şehrin kitapçıları benim için oranın bir nevi aynası oluyor. 

Portekizce baskısıyla "Lizbon'a Gece Treni"
Portekizce baskısıyla “Lizbon’a Gece Treni”

Yabancı dilde kitapların apayrı bir büyüsü var. Başlığın bile ne olduğunu tahmin edememek, ne anlattığını bilmemek bir kitap kurdu için ne kadar gizemli bir şeydir, tahmin edebilirsiniz sanırım.

Yunanca Che bir başka isyankar!
Yunanca Che bir başka isyankar!

Bir de çok satan global kitaplar var. Genelde kapak tasarımları aynı oluyor ama onları da başka dillerde görmek ayrıca zevkli oluyor.

IMG_4669

Kitapçılarda elbette ki gözüm Türk yazarları atıyor ister istemez. Bir kitap Türkçe’ye mi çevrilmiş, hemen bulup fotoğrafını çekiyorum. Eğer kitap çok satanlar rafındaysa, rağbet görüyorsa değmeyin keyfime!

Edinburg'ta Harry Potter'ın yazıldığı cafe
Edinburg’ta Harry Potter’ın yazıldığı cafe

Elbette ki kitaplarla fotoğraf çektirmeyi bir ölüm kalım meselesi haline getiriyorum.

IMG_6256

Bir de hiç işim gücüm yok, sanki bu tembel bünye bana ait değil, bir kitap da satın alarak çıkıyorum kitapçıdan! Kitaplığımda Hollandaca roman bile var şu an, düşünün! Keşke bütün dilleri öğrenip eserleri orijinal dilinde okuyabilecek kadar azimli (Bkz. Yazar burada yetenekten değil, çalışkanlıktan bahsetmekte. Yoksa çok okuyan kendinden şüphesi yok yani!) olabilsem.

Londra’nın açık alan sahaflarındaki enteresan Türkçe yazılı kartonlar

Bazen ilginç insanlarla da karşılaşıyorum kitapçılarda. Yunanistan’da örneğin, Orestiada’daki bir kitapçıda bir Yunan kadın ile Muhteşem Yüzyıl muhabbeti yapmışlığım var. Roma’da ise bir yayın evinde çalışan kadın bana Adalet Ağaoğlu kitaplarının İtalyanca’ya çevrildiğini anlatmıştı da çok şaşırmıştım.

Zaten nerede olursanız olun, kitap severlerle göz göze geldiğinizde içiniz ısınır, her şekilde anlaşırsınız.

Darısı gidemediğim tüm kitapçıların başına. Çok okuyan çok gezen mutlu gezgin olmaya devam.

 

Gezgin Martı

Erasmus+ Curious Bright Silence, Trakai – Litvanya 2017

One Love, One Heart Ansızın kendimi bir Erasmus projesi içinde buluverdiğimde Litvanya’da...
Devamını Oku

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir