Dali’nin İzinde Figueres

Katalanlar Figeres diyor, İspanyollar Figueras. Bense sıkıcı, minik bir kasaba.

IMG_2865
Figueres

Girona’ya bağlı, Barcelona’dan yaklaşık 2 saat uzaklıktaki bu şehre gitmek için insanın canının gerçekten sıkılmış olması gerekir, veyahut Salvador Dali gibi şahsına münhasır bir ismi en az bir kez duymuş olması!

İspanya’ya daha önceki gidişimde çok istememe rağmen Dali’nin doğduğu şehre gelememiş, üzülmüştüm. Heyhat, bir daha gelmek için sebep demiştim kendi kendime ve vakit geldi çattı, 2015 yılının Ağustos ayında ben kendimi bir dostumla Dali’nin izini sürerken buluverdim!

Dali’nin izinde Figueres

Figueres ile ilgili ilk izlenim: Bu mudur yani?

Salvador Dali de aynı şeyleri düşünmüş olmalı ki 1974 yılında doğduğu şehrin tiyatro binasını satın alarak onu kişisel bir müzeye dönüştürmeye karar vermiş ve şehri de böylece turizmin ellerine keyifle bırakıvermiş.

Dali her yerde, Figueres

Teatre-Museu Dali, Dali Müzesi, bugün yılın her günü binlerce insanı ağırlayan iki katlı, rengarenk, çatısında yumurtalar olan(!) enteresan bir mekan.

Dali’nin yumurtaları 🙂

Dali müzeyi bizzat kendisi tasarlamış ve her şeyiyle ilgilenmiş. Mezarı da yine orada, cam kubbenin altında, büyük aşkı olduğu söylenen Gala ile birlikte sonsuz uykusunda.

Salvador Dali enteresan bir sanatçı olduğundan elbette ki tasarladığı müze evin de normal olması beklenemez.

Bahçesinde tanrıça heykellerinin ve bir cadillac arabanın ziyaretçileri karşıladığı, sağdan soldan garip heykellerin, iplerin sarktığı bir yerden bahsediyoruz nihayetinde.

İçeri girer girmez sizi Labyrinth tablosu karşılıyor. Devasa, etkileyici. Dali bu eserini Amerika’da tamamlayıp buraya getirmiş.

Müzenin üst katında birbirinden ilginç odalar var. Tavanlar rengarenk, her şey çok ilginç.

Dali’nin dünyasında her şey detaylı, şifreli. Tablolarında derinlerde hep bir şeyler gizli. Hiçbir şeyi es geçmek istememiş belli ki.

Odanın birinde gördüğünüz koltuklar ve tablolar biraz yukarı çıkıp da bakılınca maskeli bir yüze dönüşüyor. Öğreniyoruz ki bu yüz dönemin ünlü seks ikonu Mae West’e aitmiş.

Yaratıclığı yalnızca resimler ve heykellerle de sınırlı değil üstelik. Tasarladığı takıların sergilendiği ayrı bir mekan da var müze yanında, onu da gezmek keyifli.

Dali’nin tablolarından biri bomboştu. Mavi bir gökyüzünü resmetmiş sadece. Ben de tabloyu doldurmak istedim. Şöyle bir şey çıktı ortaya:

Bir Dali eseri olabilecek miyim?

Dali Müzesi’ne gitmek zor değil. Barcelona-Sants (Estacio de Sants) tren istasyonuna metro ile ulaşıp oradan hızlı ya da normal trenle Figueres’e ulaşıyor, oradan da otobüsle şehir merkezine inebiliyorsunuz.

Dilerseniz Barcelona’daki turizm acentalarından günübirlik turlar da satın alabilirsiniz elbette.

Biz sabahın en erken treniyle Figueres’e gidip önce Dali Müzesi’ni gezdik, sonra da otobüsle Girona’ya geçtik (Bkz. Girona’da Bir Serseri), Girona’dan trenle akşam yine Barcelona’ya döndük ve gayet de güzel bir gezi oldu. Yalnız yüksek sezonda müzeye bilet bulmak zor olabiliyor, o nedenle biletleri biraz önceden ve online almak en mantıklısı.

www.thedali.org

Ara Güler’in kendisinden randevu almayı, hatta fotoğraf bile çektirmeyi başardığı Salvador Dali 1989 yılında hayata gözlerini yumdu. Her efsane gibi ardında pek çok söylenti bırakarak elbette.

Söylentilerden biri de Lorca ile olan ilişkisi.

Aşık mıydılar yoksa dost mu, yoksa ikisi birden mi?

Kimse tam olarak bilemiyor ama söylenen o ki Federico Garcia Lorca‘nın faşistler tarafından haince öldürüldüğü haberi ulaştığında Dali önce yaşasın diye bağırmış, sonra da hüngür hüngür ağlamış!

Konuyla ilgili güzel bir film olan Little Ashes filmini yeri geldiği için önereyim. Dali’yi Robert Pattinson canlandırıyor.

İlk portresini 10 yaşında (ismi: Hasta Çocuk!) yapmış, ilk sergisini açtığında 14 yaşındaymış.

Ölen abisinden üç yıl sonra doğan ve abisinin ismini alan Salvador bir yerde şöyle diyor:

Kendimi ifade ederken her zaman kullandığım eksantrizm ve tutarsız teşhirciliğim hayatımın kalıcı trajedisinden başka bir şey değildir. Kendi kendime ölü kardeş değil, yaşayan kardeş olduğumu ispatlamak zorundayım. Bu nedenle kendimi ölümsüz kılıyorum.

Gerçeküstücülüğün duayeni Salvador Dali, umarım ölüm sonrası hayatın seni hayal kırıklığına uğratmamıştır. Kim bilir, belki de kendi cennetini ve orada bacaklarından çekmeceler çıkan meleklerini yaratmışsındır.

Sevgilerimle,

Sürrealist bir Martı.

 

Gezgin Martı

Perili, Tekinsiz, Garip… Bir Gece Ansızın Gidilesi 8 Yer

İçinde gizli bir zombi veyahut vampir yaşatan, karanlıktan hem korkan hem de...
Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir