Boracay Boracay

Filipinler’in Güneşi En Güzel Batıran Adası

Boracay Puka Beach
Boracay Puka Beach

3 Şubat 2016, Çarşamba – Boracay Island, Station 3, The Philippines, 18:02

Tanrım! Yukarıdaki yer bildirimi ne kadar muhteşem, değil mi? Şu an Boracay’da, kumsaldayım. Bir masaya çökmüş, nihayet yalnız kalabilmiş ve limonlu yerel biramı (San Miguel flavored beer) yudumluyorum. Aslında az ilerideki kitap cafede yazmak istedim, onca yolu (sahili) onun için teptim ama yer bulamadım. Halimden şikayet etmiyorum elbette, şu anda bulunduğum kumsal cafe de şahane. Güneş, tüm ihtişamıyla az önce battı ve ben en güzel carpe diem anlarımdan birini yaşamaktayım.

Böyle başlıyor gezi günlüğümün Boracay sayfası. Bir Şubat akşamı, memleketimden çok uzakta, okyanus kıyısında, palmiye ağaçları ile çevrili, dünyanın en güzel kumsallarından birinde en sevdiğim şeyi yaparak -yazarak- alışık olmadığım bir şekilde bir yaz akşamı yaşamıştım Boracay adasında. Çılgın Filipinler gezisinin son durağı, üç günlük bir keyfin de başlangıcıydı. Ve o gün ömrümde gördüğüm en güzel gün batımıydı.

Boracay gün batımı
Boracay gün batımı

Bırakın Boracay’ı Filipinler’e gitmek bile hayalimde, listemde yoktu ama bir şekilde olaylar gelişti ve ben kendimi ara tatilde (semester) dünyanın bir ucunda buluverdim işte! İyi ki de öyle olmuş!

12647047_222457591429569_6558911095579308010_n

Boracay minicik bir ada. Başkent Manila’nın güneyinde kalıyor. Bir zamanların sakin balıkçı kasabası şu anda tam anlamıyla bir turizm cenneti. Çinliler ağırlıklı olmak üzere her milletten insanın toplanma yeri.

Puka Beach, Boracay
Puka Beach, Boracay

Boracay Ulaşım (Boracay’a Işınlanmak icat olsun!)

Boracay’a ulaşmak biraz sıkıntılı ama Filipinler zaten ulaşım konusunda sıkıntılı, o yüzden bir süre sonra alışıyorsunuz ve kendinizi akışa bırakıyorsunuz. O sal benim, bu bot senin, o uçak bizim derken zilyon tane araçla her yere ulaşmış buluyorsunuz kendinizi. İnsan bir defa kafasına koymayıversin bir yere gitmeyi, değil mi?

Adada iki adet hava limanı var: Caticlan ve Kalibu hava limanları. Manila’dan ya da başka adalardan gelecekseniz Caticlan’a indikten sonra iskeleye gitmeniz gerekiyor. Tricycle (trisiklet) denen araçlar var. Bir miktar pazarlıkla iskeleye ulaştıktan sonra alan vergisini ödemek gerekiyor. Ondan sonra botlara biniyorsunuz.

12642922_223368928005102_5109847064813683757_n
Boracay White Beach, Station 2

Filipinler’de her yerde olduğu gibi turuncu can yeleklerini giymek zorunlu. Bavulunuz varsa onları belirli bir bahşiş karşılığında botlara yerleştirmeye yardımcı oluyorlar. Botlar pek bir acayip, sanki çatlayıp kırılacak, batıverecek izlenimi uyandırıyor insanda. Bavulları da botların tepesine yerleştiriyorlar. Eğer adaya gece vardıysanız bir o yana bir bu yana sallana sallana, karanlık sularda enteresan bir yolculuktan ve acaba çantam okyanusun dibini boylamış mıdır endişesini de içinizde bir nebze barındırarak Boracay’a ulaşıyorsunuz. Ama yolculuk burada bitmiyor. Bir araca daha binmeniz lazım ki istasyonlara ulaşabilesiniz. Eğer Singapur veya çevre ülkelerden gelmeyi tercih ederseniz uçaklar Kalibo hava alanına iniyor, oradan adaya ulaşım daha rahatmış.

Ünlü White Beach

Kendimi dünyanın sonuna gelmiş gibi hissettiğim Boracay’da muhteşem, bembayaz ve upuzun bir kumsal var. Kumsalı üç bölüme ayırmışlar; İstasyon 1, İstasyon 2 ve İstasyon 3.

White Beach
White Beach

Station 1 daha pahalı otellere ev sahipliği yapmakta. Willy’s Rock denen de bir kayalık var. Gelgit zamanlarında yürüyerek gidip kayalara çıkılabiliyor. Biraz daha sakin bir bölge. Station 2 ise adanın merkezi. Daha orta halli oteller bulunabiliyor. Pek çok restoran, cafe, gece kulübü var. Çok keyifli bir bölge. Biz orada kaldık. Station 3’te su daha derinleşiyor ve daha düşük bütçeli konaklama seçenekleri mevcut. O bölge biraz daha yeşil. 3 istasyon da birbirine bağlı, her yere yürümek çok keyifli.

14423881_10154112480013732_1345280822_o
Boracay White Beach Sunset

Ünlü Beyaz kumsalın ve adanın diğer tarafı ise bayağı rüzgarlı ve Kite Surfing için ideal bir yer.

Boracay Kite Surfing
Boracay Kite Surfing

Trisiklete atlayıp adanın tepesine çıkıp sana tepeden baktım ey aziz Boracay diyebilme şansınız da var.

boracay

White Beach’te her gün kumdan kaleler yapıyor gençler. Her günün tarihi yazılıyor mutlaka. Değişik şekiller yapıyorlar. Titanik’ten Jack ile Rose bile vardı, o kadar da yaratıcılar yani! Kalenin yanında fotoğraf çektirmek için para istiyorlar maalesef, öyle de bir kazanç yolu icat etmişler.

Boracay Aktiviteleri ve Gezilecek Yerler

Boracay’da insanın canının sıkılmasına imkan yok. Çarşıda dolaşmak, enteresan cafelere girip çıkmak, muhteşem manzaralar eşliğinde kumsalda yemek yemek, masaj yaptırmak, canlı müzik dinlemek dışında Kite Surfing, Parasailing, yelkenli ile gün batımı izlemek gibi aktiviteler de yapılabiliyor.

12711036_10153566442928732_4195711028351446056_o
Boracay Boracay

Tabi ki adalar turu yapmadan da olmaz. Filipinlilerin o minik, değişik botlarına binip dalgalı mı dalgalı bir kısa deniz yolculuğu sonrası (can yelekleri içinde midesini tutan ve çığlık atanlar vardı botumuzda) çok şirin başka minik adalara geçilebiliyor. Crystal Cove bunlardan biri. İki mağarası var ve taşlardan yapılmış şahane bir tesis ve güzel bir park var adada.

12697495_10153566442878732_7506855150418594178_o

Magic Island‘ta bambudan yapılmış tramblenlerden atlama çılgınlığı yaşamak isteyenler oldu, ben yok kalsın dedim.

Crocodile Island ise adından anlaşılacağı üzere timsaha benziyor uzaktan. Yakınlarında demirleyip şnorkelle mercanları, balıkları seyreylemek mubahmış burada ama bizim gezi günümüzde çılgın dalgalar buna müsaade etmedi.

DSC_0575
Puka

Adanın en güzel noktalarından biri ise Puka Beach.

Yine trisikletle 15 dakikada ulaşılabilen bir nokta. Şahane bir yer. Şezlong kiralamak ucuz. Sahilde bir kaç yiyecek içecek satan yer var. Şahane takılar ve hediyelik eşyalar satılıyor. Kendime hatıra olarak renkli midye kabuklarından yapılmış bir rüzgarlık aldım oradan.

Boracay rüzgarında değil ama Edirne rüzgarında sallanıp bana Uzak Asya tınılarını hatırlatabilsinler diye.

Puka Beach’teyken Carlos Maria Dominguez’in Kağıt Ev isimli o muhteşem kitabını okudum.

Kağıt Ev, Dominguez
Kağıt Ev, Dominguez

Bir Arjantin hikayesini Filipinler’de okumak oldukça enteresan bir deneyimdi.

Şimdi ne zaman o kitabı düşünsem gözümün önüne Puka’nın masmavi suyu ve bembeyaz kumları geliyor.

Gördüklerin senin olsun bana yediğini içtiğini söyle Martı Hanım!

Elbette ki Asya’da balık ve deniz ürünleri önemli ve ucuz. Çılgınlar gibi deniz ürünü yeme şansınız var.

12699326_10153940377628044_1076414667_o
Aria

Ama bizim çılgın Filipinler turumuz sonrasında kendimizi Boracay’ın muhteşem İtalyan pizzacılarına atmamız, her gece kumsalda okyanus sesiyle birlikte beyaz şarabımızı yudumlamamız da takdire şayan bir burjuvazilikti doğrusu.

Aria Restaurant Michelle ve bende bağımlılık yaptı. Her gece orada yemek yedik.

Halo Halo diye bir tatlıları var. Rengarenk bir şey. Turistler satıldığı yerde almak için kuyruk oluşturuyorlar.

Halo Halo
Halo Halo

Kokteylleri ve dondurmaları da güzel. Zaten insan keyifli olunca yediği içtiği her şey güzel geliyor, öyle de bir gerçeklik var.

Boracay Boracay

Boracay’dayken sürekli dilimde Akcent vardı tabi ki. Şarkının klibinin neden adada çekilmediğine anlam vermek zor ama pek çok gezginin fon müziği kendileri.

IMG_1430

Filipinler’e yeniden gider miyim bilmem ama gidersem Boracay’a tekrar gitmek istediğim kesin. İnsan bir ömür o güzel gün batımını izleyebilir, doğa ananın renk paletine ve fotoşop yeteneğine hayran kalabilir. Yine de sıkılmaz. Her gün bu mucizeyi izlemek için sahile akın edebilir.

Tıpkı orada yaşayan yerlilerin ve turistlerin her gün yaptığı gibi.

 

 

 

 

 

Gezgin Martı

Roma: Non basta una vita! *

Bazı şehirler vardır, gitmeseniz de bilirsiniz orada bir şeylerin farklı olduğunu. Hiç...
Devamını Oku

4 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir